Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Burhan Özdemir, katıldığı canlı yayında 2026 yılına dair ekonomik beklentilerini ve güncel verileri değerlendirdi. İhracatçılara sağlanan teşviklerden Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz politikalarına kadar birçok konuyu ele alan Özdemir, sanayi sektöründeki yapısal risklere de dikkat çekti.
Yatırım teşvikleri ve ihracat performansını değerlendiren Özdemir, sanayicilerin döviz kurlarının etkisiyle karşılaştığı maliyet baskısına vurgu yaptı. Özdemir, “Yatırım teşviklerini son derece olumlu karşılıyoruz. Ancak bu teşviklerin tek başına yeterli olmadığını unutmamalıyız. Son yıllarda döviz baskısı yaşayan ihracatçılar zor bir süreçten geçiyor. Düşürülen kurumlar vergisini, döviz kurlarındaki dalgalanmayı dengelemek için olumlu bir adım olarak görüyoruz. Bu hızlı bir çözüm. Doğru bir yaklaşım” şeklinde konuştu.
Bölgesel gerilimlerin dış ticareti etkilediğini de belirten Özdemir, Türkiye’nin ihracatının yüzde 15’inin Batı Asya’ya yapıldığını ifade etti. “İhracatımızın bir süre daha düşük seviyelerde kalacağını düşünüyorum. Ancak yılın ikinci yarısında daha olumlu veriler bekliyorum” dedi.
TCMB’nin faiz stratejisi ve likidite yönetimine de değinen Özdemir, Merkez Bankası’nın faiz oranlarını sabit tutma kararını ve fonlama maliyetlerini artırma yöntemini değerlendirdi. “Haftalık repo ihalelerini askıya alarak fonlama maliyetlerini yüzde 40’a yükseltti. Bu, faizleri artırmadan maliyetleri yükseltmek açısından esnek bir yaklaşım” yorumunu yaptı. Özdemir, yılın ikinci yarısında belirsizliklerin azalabileceğini ve faizlerin düşüş gösterebileceğini öngördüğünü belirtti.
Yıl sonu enflasyon beklentileri hakkında da bilgiler veren Özdemir, “Ocak ayında yıl sonu için yüzde 23-24 bandı bekliyorduk. Şimdi ise bu beklentimizi yüzde 27-28 seviyelerine revize ettik. Yılın ikinci yarısında dövizde bir hareketlenme olabilir” dedi. Reel sektörün savaş öncesi seviyelere dönmesinin zaman alacağını vurgulayan Özdemir, “Belli olmayan bir süreçten geçiyoruz. Bu durum birkaç yıl sürebilir” ifadelerini kullandı.
Özdemir, sanayi üretiminde “erken sanayisizleşme” riskine dikkat çekerek, “Bu piyasa koşullarında enflasyon ve faize takılmamamız gerektiğini düşünüyorum. Enflasyon yüksek kalsa da, faizler beklenen seviyelere gerilemese de ticaretin Türkiye’de hareketlenmesi bekleniyor” dedi. Ayrıca, atıl kapasite sorununun da önemine değinen Özdemir, sanayi ve imalat sektöründe çalışanlar için vergi indirimlerinin erken sanayisizleşmenin önüne geçebileceğini belirtti.
Mevcut dezenflasyon programına dair panik yapmamamız gerektiğini ifade eden Özdemir, “Bu bir geçici dalgalanma. Program, etkiler azaldıktan sonra kaldığı yerden devam edecek. 2027’nin başlarından itibaren savaşın etkilerini daha az hissedeceğiz” şeklinde konuştu.