Tennessee Eyaleti’nde, Craighead Mağaraları’nda yer alan ve tam bir asırdır keşfedilmeyi bekleyen büyük yeraltı gölü, Kuzey Amerika’nın en geniş yeraltı su kütlesi olarak ulusal doğal anıt statüsü kazandı. Bu devasa göl, 1905 yılında 13 yaşındaki Ben Sands tarafından dar bir tünelden geçilerek keşfedildi ve “Kayıp Deniz” (The Lost Sea) olarak adlandırıldı. Bu oluşumun, yerli Çeroki halkı tarafından bilinen mağara sisteminin derinliklerinde gizli olduğu belirlendi.
20 BİN YILIN TARİHİNE IŞIK TUTUYOR Mağara sistemi, yalnızca yeraltı gölü ile değil, tarihi eserler ve paleontolojik bulgularla da dikkat çekiyor. Mağaranın “konsey odası” olarak bilinen bölgesinde Çerokilere ait ok uçları, takılar ve silahlar tespit edilirken, kanyon derinliklerinde 20 bin yıl öncesine tarihlenen Pleistosen dönemi jaguarlarına ait ayak izleri ve kemik kalıntıları bulundu.
GÖLÜN SINIRLARI HENÜZ BELİRSİZ Son ölçümler, gölün yüzeydeki kısmının yaklaşık 243 metre uzunluğunda ve 67 metre genişliğinde olduğunu gösterdi. Ancak, su altı araştırmaları bu gölün diğer odalara doğru genişlediğini ve keşfedilen su alanının 5,2 hektarı geçtiğini ortaya koydu. Dalgıçlar tarafından yapılan haritalama çalışmalarına rağmen, Kuzey Amerika’nın en büyük yeraltı gölü olan bu yapının sınırları ve son noktası henüz kesin olarak belirlenemedi.
IŞIKSIZ ORTAMDAKİ EKOSİSTEM DÖNÜŞÜYOR Gölün turizme açılmasıyla birlikte bölgeye yerleştirilen yaklaşık 300 gökkuşağı alabalığı, güneş ışığı almayan bu karanlık ortamda evrimsel değişim süreçlerine girmeye başladı. Mağara rehberlerinin bildirdiğine göre, doğal ışık bulunmayan bu suda yaşayan balıklar, zamanla görme yetilerini ve vücut pigmentlerini kaybetme sürecine girdi. Yılda yaklaşık 150 bin turisti ağırlayan bu ulusal doğal anıt, hem gizemli derinlikleri hem de benzersiz ekosistemiyle bilimsel araştırmaların merkezi olmayı sürdürüyor.