Cumhuriyet Gazetesi’nin gündeme getirdiği bir mesele, emekli Albay Alican Türk’e orduevi giriş yasağının TBMM’ye taşınmasına neden oldu. 1997 yılında gerçekleştirilen Çekiç Harekâtı sırasında gösterdiği üstün hizmetler nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Başarı Madalyası ile ödüllendirilen Alican Türk, TSK İç Hizmet Yönetmeliği’nin 664. maddesi gereğince orduevlerine giriş yasağı ile karşılaştı. Bu durumu orduevi kapısında öğrenen Türk, “Terörsüz Türkiye sürecine karşı durduğum için bu yasakla karşılaştım” ifadelerini kullandı.
Cumhuriyet’in haberinin ardından, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İçişleri Politika Kurulu Başkanı Murat Bakan, konuyla ilgili bir yazılı açıklama yaparak durumu TBMM gündemine taşıdı. Bakan, orduevleri ve özel eğitim kamplarına girişlerde emekli subay ve astsubaylara yönelik keyfi bir yasaklama uygulandığını belirterek, “Hiçbir hukuki temeli bulunmayan ve zaman zaman keyfiyete dönüşen bu uygulama kabul edilemez. Emekli Albay Alican Türk, üniformasını şerefle giymiş kahraman bir Türk askeridir. İddiaları doğruysa, Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’na muhalefet etmesi, orduevlerine girişinin yasaklanması için gerekçe olamaz; olmamalıdır” dedi.
Bakan, Türkiye’nin ulusal çıkarları açısından terör sorununu çözmenin adresinin TBMM olduğunu vurgulayarak, partilerinin bu komisyonda yer almasının doğal bir gereği olduğunu ifade etti. Ancak, Alican Türk’e yapılan keyfi yasağın meşrulaştırılamayacağını, aksine farklı seslerin varlığının önemine işaret etti.
Bakan ayrıca, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler’e yönelik, “Türk hakkında orduevleri ve askeri sosyal tesislere giriş yasağının gerekçesi nedir? Bu yasak için dayanak teşkil eden fiil veya beyanlar neden kendisine açık bir şekilde bildirilmemiştir? Sosyal medya paylaşımları veya kamuoyuna yansıyan görüşler, bu tür yaptırımlara gerekçe olarak gösterilebilir mi? Emekli Albay Türk’e uygulanan giriş yasağının, ‘terörsüz Türkiye’ sürecine karşı bir tutumdan kaynaklandığı iddiası doğru mudur?” gibi sorular yöneltti. Ayrıca, TSK İç Hizmet Yönetmeliği’nin 664. maddesi kapsamında giriş yasağı uygulanabilmesi için hangi somut eylemlerin gerekli olduğunu sorguladı.
Bakan, son on yılda kaç emekli TSK personeline giriş yasağı uygulandığı ve bu tür yaptırımlara yönelik açılan davaların sayısını da merak etti. Bu durumda hukuki sürecin nasıl işleyeceği ve ilgili kişilere tebligat yapılmadan giriş yasağının nasıl değerlendirileceği de tartışmalara yol açtı.