Kendi elleriyle felaketi yarattılar: 24 tanesini bıraktılar 600 milyonu geri döndü

Haber gorseli

Avustralya’da, insan eliyle yapılan hatanın sonuçlarından bütün kıta etkilendi. Yapılan hata, korkunç bir ekolojik krize dönüşürken devasa bir maddi krize de yol açtı.

Avusturya, hala tarım arazilerine ve doğal ekosisteme zarar veren bu sonuçların yok edilebilmesi için sıkı önlemleri devreye soktu.

Doğaya salınan 24 yaban tavşanı, Avustralya’da çoğalarak 600 milyonluk dev bir ekolojik felakete yol açtı. Tarım arazilerini mahveden istilayı durdurmak için 3 bin kilometrelik dev çitler çekildi ve salgın virüsler kullanıldı.

BİYOLOJİK ÖNLEMLER SÜRÜYOR!

Avustralya, bugün hala tarım arazilerine ve doğal ekosisteme zarar veren milyonlarca tavşanı kontrol altında tutmak için biyolojik yöntemler ve sıkı takip önlemleri uygulamaya devam ediyor. Günümüzde bilim insanlarının virüs güncellemeleri ve alan denetimleriyle dizginlemeye çalıştığı bu tehdit, arkasında 160 yılı aşan devasa bir kriz geçmişi barındırıyor.

24 TANESİNİ BIRAKTILAR, SAYILARI 600 MİLYONA ULAŞTI

Söz konusu kriz, 1859 yılında İngiliz göçmen Thomas Austin’in avlanma amacıyla İngiltere’den getirttiği 24 yaban tavşanını Victoria eyaletindeki arazisine bırakmasıyla başladı. Avustralya doğasında tavşanları avlayacak doğal yırtıcıların bulunmaması ve elverişli iklim koşulları, türün kontrolsüz şekilde çoğalmasına neden olurken tavşan nüfusu 1920’li yıllarda 600 milyona ulaştı.

Tavşanlar, bitki örtüsünü, ağaç kabuklarını ve kökleri tüketerek toprağın erozyona uğramasına sebep olurken yerel hayvan türlerinin besin kaynaklarını tükenme noktasına geldi. Tarım ve hayvancılık sektörlerinde ise milyarlarca dolarlık zarar meydana geldi.

ÇİTLERLE ÖNLEM ALMAYA ÇALIŞTILAR!

Tavşan nüfusunu durdurmak amacıyla 1901-1907 yılları arasında Batı Avustralya boyunca toplam uzunluğu 3 bin kilometreyi aşan “Tavşan Geçirmez Çit” inşa edildi.

Fiziksel engellerin ve geleneksel avlanma yöntemlerinin yetersiz kalması üzerine 1950 yılında Myxoma virüsü (Miksomatoz) biyolojik silah olarak devreye sokuldu. Virüs, nüfusu ilk etapta %90 oranında azaltsa da zamanla tavşanların bağışıklık kazanması nedeniyle 1990’lı yıllarda Tavşan Hemorajik Hastalığı Virüsü (RHDV) kullanıma sunuldu.

Yüzyılı aşkın süredir devam eden mücadele, günümüzde virüslerin genetik takibi ve yerel kontrol programlarıyla yürütülmeye çalışıyor.

yok

Author: Mehmet Şahin